30 Ocak 2013

Mobilya Boyama 2: Ayakkabılık

   Daha boyanacak çok şey var demiştim ilk olarak kitaplığı boyadığım zaman. Boyanmayı bekleyen eşyalar boyandı ama bir türlü fotoğraflanıp blogla buluşamamıştı:)

    İlk olarak kitaplığımı boyadım, sonra ayakkabılık, şimdi ise sırada güzelmi güzel, sırf çizikleri var ve eskidi diye atılmış ama benim tarafımdan boyanıp yeniden aramıza katılacak olan şifonyer var sırada.

    Ayakkabılığımızın eski haline ve nasıl boyadığıma gelmeden önce bakalım eski ve yeni hallerine...



                   Ayakkabılığı boyamadan önce hiç fotoğrafını çekmemişim bu yüzden internetten bulduğum fotoğrafı ekledim. Aslında ilk hali tabii ki fotoğraftaki kadar parlak, yeni ve güzel değildi:) Ayakkabılığımız venge renkteydi. Evdeki tüm mobilyalar beyazken ayakkabılık da bu uyuma ayak uydurmalıydı. Aynı daha önce kitaplık boyamada yaptığım işlemleri ayakkabılık için uyguladım. Bu yüzden burada aynı işlemleri tekrar anlatmadım. Boyama işlemlerini nasıl yaptığım tüm ayrıntılarıyla kitaplık boyama konumda var zaten.

                   Nasıl yaptığımı merak edenler buyrun şuraya:  kitaplık boyama

                  Aslında kitaplıktan daha çok uğraştırdı ayakkabılık. Çünkü her parçası hareketli ve tam boyadım kurudu dediğim sırada kapakları/çekmeceleri açıp kapattıkça boyalar kenarlardan tekrar soyuldu, tekrar tekrar boyadım. Ama yorulduğuma değdi bence.

                  Ha bu arada unutmadan kulplarını da değiştirdim tabii ki. Tanesini 2TL'ye aldım bu şekilli kulpları. Yalnız kulp alacaksanız dikkat edin büyük yapı marketlerde bu kulpların aynısı 5-6-7 TL şeklinde değişiyor. Ben küçük bir mahalledeki küçük bir nalburdan yarı fiyatından daha da aza almış oldum süslü kulplarımı:) İşte daha yakından sonuç:


8 Ocak 2013

Barbie Evi Yapımı

Her zaman bakıp bakıp iç geçirmişimdir minyatür işlere, o işlerle uğraşanlara. Nasıl bir sabır, nasıl bir emektir o. Hep imrendiğim ama beceremeyeceğimi düşündüğüm için hiç yeltenmediğim bir işti. Ancak bir gün kartondan barbie evi yapımını görüp kardeşime gösterirken onun da isteyeceğini hesaba katmamıştım tabi:) Sonra sıvadık kolları. Malzemelerimiz karton kutu, köpük, silikon tabancası, yapışkanlı kağıt, keçe, tül vs derken kısacası ıvır zıvırlar... :)

                                                  Evimiz bu şekilde oldu, yapımı ise işte şöyle;



                    Karton kutumuzu istediğimiz ölçülerde kesiyoruz. Ben kartonu kestikten sonra hemen pencere boşluklarını da kestim. Ardından evin dışını düz renk lila, içini ise sanki duvar kağıdıymış gibi çiçek desenli ve son olarak tabanı parke gibi gözüksün diye tahta desenli yapışkanlı kağıtlar ile kapladım.
                  Ardından oda boşluklarını ayarlamak için yeni 3 adet karton kesip tavan, taban ve arka duvara yapıştırarak 4 ayrım yani 4 oda elde etmiş oldum. Maalesef bu kısmın resimlerini çekmemişim.
                  Sonrasında mutfağı yaparak evin dekorasyonuna başladım. :)


      
   
      Mutfak masasını plastik bir kabı yuvarlak kesip yapışkanlı kağıtla kaplayıp altına yine kapladığım çöp şişi yapıştırarak yaptım. Sandalyeler için biten yapışkanlı kağıtların içindeki yuvarlak ruloları yaklaşık 2 parmak kalınlığında kesip kaplayıp sırt kısmı da ilave ederek yapıştırdım. Tezgah ve mutfak dolabını bir mobilya mağazasının dergisinden kesip köpük üzerine yapıştırarak kabarık durmasını sağladım. Üzerine de yine çeşitli dergilerden kestiğimiz tencere, bardaklar, çaydanlık kesip yapıştırdım:) Son olarak pencereye mutfak dolap ve masasına uygun renkte tül yapıştırınca işimiz bitti. ( Aynı zamanda dışaıya açılan mutfak kapımıza kapı süsü olmadan olmazdı, onu da unutmayalım:) )





        Salon  için de mutfakla benzer işlemler yaptım. Önce parkeyle kaplı yere bir halı yapıştırdım. (Halı istediğim gibi olmadı ama ne yapalım şöyle shaggy tarzı tüylü birşey yapıştırmak o zaman aklıma gelmemişti.)

      Duvarlara tabloları, yine dergilerden kesip köpükle kabarttığım lila ve kırmızı renkli koltukları ve köşeye mutfak sandalyesi yaptığım rulodan artan kısım ile vazo ve çiçekleri yapıştırdm. Karşı duvar için bir TV ünitesi ve TV yapıştırdım ama bunu kabartmaya üşendim.:) En son olarak salon için dergiden kestiğim avizeyi kartona yapıştırıp sağlamlaştırdıktan sonra tavana yapıştırdım. Haydi şimdi diğer odaya;


                                                     



       Yatak odası için kibrit kutusundan biraz büyük bir kutuyu pembe keçe ile(aslında temizlik bezi:)) kapladım. Kutunun kenarlarından yatak örtüsü görünümü vermek için çiçekli güpür geçip 3 tane çiçek motifini de ortasına yapıştırdım. Duvara hemen yatağın üstüne süslü bir ayna yapıştırmıştım kiii cibinlik yapmayı unuttuğumu farkettim. Önce şerit şeklinde kestiğim kartonu alüminyum folyoyla kapladım ve sonra onun içine iki yanından beyaz tül yapıştırıp yatağın üzerine sabitledim. Cibinlik de tamamdı. Sonra yatağın sağ kenarına köpük üzerine dolap resmi sol kenarına ise karton üzerine şifonyer resmi ve TV yapıştırdım. En son yere de minik bir halı attık mı yatak odamız bitmişti.



                Banyomuz pek güzel olmadı ama yine de anlatayım. Karşı duvarda yine dergiden kestiğimiz banyo dolabı ve lavabosunu, yan duvarlarda ise klozet ve çamaşır makinesi dolabımızı önce köpük üzerine sonra yerlerine yapıştırdım. Yere de açık renk desenli bir banyo paspası ve alakasız oldu ama pencereye bir tül ile banyomuz bitti. Sıra üst katta, terasımızda;





Üst kata önce havuz ile başladım. Havuzu bitmiş bir poşet çay kutusunu mavi keçe ile kaplayarak yaptım. Havuzun içine deniz taşları ile süsler yapıştırmazsak olmaz:)  Havuzun dışına karton ve çöp şişler ile bir merdiven yaptım. Her havuzda merdiven içeriden dışarıya olur, bizimkinde tam tersi:) Havuzun hemen yanına sünger ve renkli keçeler ile şezlong ve şezlong yanına yine karton, keçe ve çöp şiş ile şemsiye yaptım. Sonrasında barbie bebeklerimiz şeylongtan rahatça havuza gidebilsin diye:) yere renkli taşlar döşedim.
Son olarak terasın diğer köşesine çöp şişler, 2 tane tel toka, sünger, tül ve minik güllerle prenses salıncağımızı yaptım. Tüm hepsi bittiğinde duvarlar arasından kartonlar gözükmesin diye pembe kurdelalar yapıştırdım ve işte barbie evimiz hazırdı. Nasıl olmuş sizce?:)





4 Kasım 2012

Düğün Anı Defteri, Kalemi ve İğnelik

http://bosugraslarmuduru.blogspot.com/2011/11/dugun-defteri-ve-kalemi.html burada anlatmıştım kendi düğünüm için yaptığım anı defteri ve kalemini... Bu kez anı defteri kuzenim içindi. 27 Ekim 2012 tarihinde evlenen kuzenime bir de buradan mutluluklar dileyip yaptığım defteri paylaşıyorum, bakalım sizlerde beğenecekmisiniz:


      Yapımı kendime yaptığım defterden farksız. Yalnız bu kez elimde dantelim kalmadığı için dış süslemesini taşlar ile yapmam gerekiyordu. Gelinin adının baş harfi olan "M" harfinin hemen köşesine tülden küçük bir beyaz çiçek ve damadın adının baş harfi olan "A" harfinin altına ise papyon yerleştirdim. Hem sade hem sevimli oldu bence.


     Defterin yanında bir de kalem ve iğnelik yapacaktım ancak bunlar son anda aklıma geldiği için vakit bulamadım. Kendi düğünüm için yaptığım kalemi kullandık. İğnelik ise bir arkadaşımın nikah şekeri olan lavanta kesesi.

      Bu defterde yazılan tüm temennilerin gerçekleşmesi dileğiyle...

27 Eylül 2012

Çamaşır Makinesinde Kumaş Boyama

        Aslında pek çok kişi biliyordur bu yöntemi... Çok sevdiğimiz bir kıyafetimizde çıkmayan lekeler varsa yada küçük ama sinir bozucu çamaşır suyu lekeleri yaptıkysak yada yıkanmaktan ve güneşten rengi solmuş kıyafetleri boyama için bu yönteme başvurmuştur birçok kişi. Yöntem ne mi: Kıyafetin rengini tamamen değiştirmek yada olduğu renkte yenilemek. ( Çamaşır deterjanı reklamlarında oynayacakmışım da replik ezberliyormuşum gibi hissettim kendimi:) )

         Hemen nasıl yapıldığına geçelim. Malzemeler yine az ve öz:) Victoria toz kumaş boyası, Fiske renk sabitleyici, Sirke, Tuz ve çamaşır makinesi. (Bu işlem çamaşır makinesi olmadan kıyafet ve boyalı su tencerede kaynatılmak suretiyle de uygulanabilir ancak ben kolaya kaçtım.) (Bir küçük not daha: Toz kumaş boyası tamamen aldığın yere göre farklı fiyatlara satılıyor. Benim aynı marka boyayı 3TL'ye aldığımda oldu 1,25TL'ye aldığım da...)


        Uygulama ise şu şekilde: Öncelikle çamaşır makinesinin deterjan gözüne bir miktar tuz ve bir miktar sirke koyduktan sonra toz kumaş boyasını ekliyoruz. Yalnız çok dikkatli olmak gerekiyor çünkü dökülmesi yada elinize bulaşması halinde anında rengini veriyor. Bir de fiske renk sabitleştiricimiz vardı, onu da makinenin yumuşatıcı gözüne koyuyoruz.





       İşlemleri yaptıktan sonra makinemizin sıcaklık derecesini ve programını ayarlıyoruz. Bunun için kumaş boyanın üzerindeki tavsiye A programda ve 90 derecede yıkamamız gerektiği... Ancak kumaş cinslerine göre çekmesinden korktuğum için ben makineyi 60 dereceye ayarladım. Program olarak ise gayet uzun ve düşük sıkma derecesine sahip bir program seçtim.


           Yıkadığınız kıyafetler kuruyana kadar çevreye değmemesine dikkat edin çünkü yeni boyanmış kıyafetten etrafa renk geçebilir. Kuruduktan sonra yüksek ısıdaki ütü ile kıyafeti ütüleyip rengin sabitleşmesini sağlayabiliriz.

Şimdi bakalım nelerin rengi değişmiş?:)
NOT: Kıyafetlerin ütülenmeden fotoğraflandığına takılmayın. Hep sabırsızlığımdan:)



       Yukarıdaki tunik ve etek için 55 numaralı Menekşe Lilası rengi kumaş boyası kullandım. Tunik aslında gül kurusuna daha yakın bir renkti ancak kısa sürede güneşten çoook soldu. Yine aynı renk yerine mora boyamak istedim ve bu hale geldi. Etek ise penyeye benzer bir kumaş ve daha çok evde giyilebilecek bir etek ancak beyaz olduğu için rahat kullanamıyordum ve bu boyadan o da nasibini aldı. :)




Yukarıdaki kot etek ve pantalon ise resimlerde görüldüğü üzere renkleri solmuş, eski görünüme bürünmüşlerdi. Bunları yenilemek için ise yine aynı markaya ait 25 numaralı Koyu Mavi boya kulandım.
Bunlar dışında fotoğraflamadığım ama boyadığım 2 etek, 2 tshirt, 3 pantalon ve 1 de gömlek var:) Ha birde süslemeler için kullanılabilecek pembe renkli tülüm vardı onun da yarısı artık lila:) Artık hangi kıyafetimiz orjinal rengiydi karışmaya başladı ve daha da kötüsü eşim yakında kendisini de boyamamdan korkuyor:))


ÖNEMLİ NOT: Tüm işlemler sonunda çamaşır makinenizin deterjan gözünü gerekirse çamaşır suyu ile iyice temizlemeli ve makineyi bir kez boş çalıştırmalısınız yoksa makinedeki boya kalıntıları yıkadığınız çamaşırlarda lekeler oluşturabilir. Ayrıca boyadığınız kıyafeti diğer kıyafetlerle birlikte yıkamayın çünkü onun rengi diğerlerine geçebilir.

ÖNEMLİ NOT 2: Makinanızın deterjan gözünün boyanmasını, sonra temizlemekle uğraşmayı istemezseniz toz kumaş boyasını ayrı bir şişe/kapta su ile karıştırıp makinanın içine yerleştirirseniz makinanın deterjan gözü de boyanmamış olur. (Bu fikri veren arkadaşa teşekkürler:))

ÖNEMLİ NOT 3: Bu boyama işlemi maalesef çamaşır suyu lekelerini kapatmayabiliyor. Çamaşır suyu lekeleri bir parça belirsizleşebilir ama tamamen yok olmuyor. Ayrıca her kumaş boya tutmayabilir. Saten, ipek, tafta tarzı kumaşları boyamayı deneseniz de hiçbir değişiklik göstermeyebilir, bilginize...

3 Ağustos 2012

Mobilya Boyama: Kitaplık

Herkese Hayırlı Ramazanlar.. Ramazanında gelmesiyle eminim pek çok kişi benim gibi düşünüyor. İşler bekliyor ama yapacak enerji yok.:) Sıcak zaten yeterince halsiz düşürürken bir de oruç tutunca insanın kolunu kaldıracak hali kalmıyor sanki... Ama ben yine de kendime verdiğim gazla başladım işe... Daha boyanacak çok şey, değişecek çok mobilya vardı kafamda ve o yüzden bir yerden başlamalıydım. Bu da kitaplık oldu. Bakın kitaplığım nasıl olmuş?


            Malzemelerimiz ise az ama özdü: İlk gereken boool sabır, bitirme gayreti, hırs.:) Sonrası işe şunlar:
Polisan X1 Su bazlı Parlak Beyaz Boya

            Duvar,ahşap ve metal yüzey boyuyormuş üzerinde öyle yazıyor. Su bazlı olduğu için kokusuz ve parlak olması mobilyanın sizin tarafınızdan boyandığının anlaşılmasını engelliyor bence.
            Ben 2,5litre aldım çünkü kafamda boyanacak çok şey var. Ancak 700ml boyları da var ve kitaplık için 700ml yeterdi sanırım. Fiyatlarına gelince 2,5lt:34TL ve 700ml:12TL'di.
NOT: Bu aralar Migrosta 700ml boyanın fiyatı 5TL'di. Kampanya halen bitmemişse kaçırmayın derim. )


      Fırçamız küçük boy sünger rulo fırça

            Neden sünger çünkü kullandığımız fırça boyayı iyi emmeli ve diğer fırçalara göre daha az fırça izi bırakmalı. Rulo fırça ise 3,5TL. Yani eğer büyük boy boya almasaydım kitaplığın bu hale gelmesi 15TL'ye malolacaktı.

             Şimdi boyama işlemine geçebiliriz. Öncelikle belirtelim zımparalama işlemi yok! Sadece tek yapacağımız yüzeyin temiz ve kuru olduğundan emin olmak... Ardından nasıl birşey çıkacağını bilmeden başlıyoruz boyamaya:) Ben ilk katı bitirdiğimde kesinlikle başladığıma pişman olmuştum. Çünkü görüntü şöyleydi:


    Tüm yüzeyler bulutlu, kimi yerler beyaz kimi yerlerde ise alttaki mobilyanın rengi gözüküyordu.
Hep böyle kalır mı diye tereddütlerim vardı ama 4 kat boyaya ne bulut dayandı ne de kitaplık:)
Boyanın üzerinde katlar arasında 6 saat beklenir yazıyordu ama ben garanti olsun diye 12 saat bekledim. Yani 2 gün sürdü 4 kat boyayı yapıp kitaplığı tamamlamam. Şimdi her yanından geçerken yordu ama güzel de oldu diye düşünerek geçmek çok keyifli.


NOT:  Ben henüz yapmadım ama boya işleminden sonra verniklemek çok önemli. Çünkü 4 kat da atmış olsanız boyanın tırnağınızla yada bir darbeyle soyulma ihtimali var. Bu yüzden boyadığınız eşyayı verniklemeden kullanmayın derim.






19 Temmuz 2012

İsme Özel Kot Buzdolabı Cebi

      Uzuuuuuuuun bir aradan sonra diye başlamak istemem yine ama epeydir ihmal ettim blogu biliyorum. Ama geçerli bir mazaretim var her zamanki gibi:) Zorlu bir taşınma süreci geçirdik. Öncesinde eşya toparlama, koli ve hurçlar arasında kaybolma ile başlayan işler yaklaşık 2 hafta süren ev arama-bulamama ile devam etti. Zaman uzadıkça taşınalım da nereye olursa olsun durumuna gelmiştik ki sonunda istediğimiz gibi yada en azından istediğimize yakın bir ev bulduk. Ama bu daha başlangıçmış bilmiyordum:) Eşyaların Sakarya'dan İstanbul'a kadar tek parça halinde gelmesine şükreder oldum nakliyecilerin "özen"lerini görünce... Tabii bir de yerleştirme kısmı var ki neyse iç karartmamalı, belki aranızda yakın zamanda taşınacak olanlar vardır:) Geçen yıl evlendiğim için ev yerleştirme kısmı çok uzak değildi ama ilk defa taşındım ve kesinlikle yeni ev yerleştirmekle alakası olmadığını anladım. Taşınmak mı? düşman başına deyip konumuza dönelim:)

        Aslında yeni bir iş değil bu paylaştığım, fotoğraflanmış ve paylaşılmayı bekleyenlerden biri. Ee benimde aklımda iş çok ama henüz yerleşmişken fırsat yok. Eskilere yer vermeli o zaman biraz...
     
        Bir yastıkta buzdolabı magnetinden(http://bosugraslarmuduru.blogspot.com/2012/01/bir-yastkta-buzdolab-magneti.html) sonra yapılmış bu magnet aynı zamanda notluk olarak da kullanılabilir. Ayrıca geri dönüşüm açısından bakınca eskimiş kotlarımız değerlenmiş oluyor:)

Yapılışından bahsedeyim kısaca:Artık gözden çıkardığım bir kot pantalonun cep kısmını kestim. (Kot yada kalın kumaşlı ve cepli başka kıyafetlerinizden de olabilir.) Ardından arkasına restaurant/market gibi yerlerin verdikleri magnetleri uygun büyüklükte keserek yapıştırdım. Ön yüzünü istediğiniz gibi süsleyebilirsiniz, ben yine temizlik bezi diye satılan ama benim keçe niyetine kullandığım bezleri tercih ettim:) Pembe,mavi,yeşil ve sarı renkli satılan bu bezlerin pembe mavilerini kullanarak harflar kestim.Tabii taşlar da olmadan olmaz:) Sonrası içine not kağıtları, kenarına bir kalem bu kadar...


14 Mayıs 2012

İki Farklı Kapı Süsü Daha...

     Daha önce yaptığım kapı süslerini görmüştünüz.(Görmediyseniz buyrun: bebek odası kapı süsü, strafor kapı süsü)

     Şimdi de kardeşim için iki farklı kapı süsü yaptım. Aslında amacım bir tane yapmaktı ama ilkini beğenmeyince bir tane daha çıktı ortaya:) Siz hangisini daha çok beğeneceksiniz acaba?=)
      Bu ilkini beğenmediğim için ortaya çıkan 2.kapı süsü:
         Yapılışı http://bosugraslarmuduru.blogspot.com/2012/04/kopukten-kap-susu.html konumda olduğu gibi elimdeki köpükten büyükçe bir tabak ve küçük bir kase yardımı ile şekli kesmek ile başlıyor. Süslemesini ise http://bosugraslarmuduru.blogspot.com/2012/03/bebek-odas-kap-susu.html konumdaki gibi kurdelalar, tüller, pembe keçe(aslında pembe temizlik bezi:)) ve taşlar kullanarak yaptım. Üstteki fotoğraftaki haline ek olarak birde altından kalp ve çiçekler sarkınca işte böyle oldu:

         Alttaki ise başta yaptığım ancak sonradan gözüme hoş gelmeyince yenisini yapmama sebep olan kapı süsü:) Bunun da yukarıdaki ile benzer malzemeleri var ancak sadece kalp olan taban kısmını ben yapmadım. Kek çiçeklerden sipariş ettiğimizde firmanın kek çiçekleri saplamak için taban olarak kullandığı köpükten yapmıştım onu. Yani yalnızca var olanı süsledim o kadar.

 
                                                                         Ee sizce hangisi?:)

25 Nisan 2012

Yapışkanlı folyo ile dolap yenileme...

    Yine uzun bir ara, yine yayınlanmayı bekleyen işler... Onlar bekleyedursun ben fırsat bulup değil yazı yayınlamak bloga pek giremiyorum bile. Geçici dahi olsa öğretmenlik kolay değilmiş onu anladım:)
     Neyse dönelim konumuza. Bu sefer ki malzemelerimiz kolay ama iş biraz zor:) Malzemeler şöyle ki; Eski, çizilmiş, çatlamış veya görünümünden sıkıldığınız bir dolap ve istediğiniz renkte bir yapışkanlı folyo.


        Dolap kapaklarını sökerek yada kapakları sökmek zor geliyorsa yalnızca kulpları çıkartarak başlıyoruz kaplama işine. Kabarcık kalmaması için yavaş yavaş ve folyo ile kapaklar arasındaki havayı alarak ilerliyoruz. Zaten zor olan kısımda bu. Kabarcık kalmadan kaplamak çok zor, yoksa yapıştırmada birşey yok.




        Biz kaplamak için mutfak dolaplarına uysun diye çok açık renk tahta desenli bir yapışkanlı folyo seçtik. Kaplama işlemi bittikten sonra isteğe bağlı olarak kulplarıda değiştirebilirsiniz. Biz plastik kulpları metaller ile değiştirdik ama 2 tane eksiğimiz var şimdilik:) Bakalım nasıl olmuş:

12 Mart 2012

Bebek Odası Kapı Süsü

             Yine uzun zaman oldu yazı yayınlamayalı. Üstelik her seferinde bir daha bu kadar ara vermeyeceğim dememe rağmen:) Blogtan uzak kaldığım bu zamanda tabanını da kendim hazırladığım bir kapı süsü yaptım.
              ( Bu arada diğer kapı süslerimi de görmek isterseniz buyrun: isme özel kapı süsü, strafor kapı süsü )


                    Gördüğünüz kapı süsü apartmanımıza yeni taşınan minik komşumuz için, kendisi henüz
5 günlük:)  Başka bloglarda gördükçe hoşuma gidiyordu bebek odası için hazırlanmış kapı süsleri, denemek istedim ben de. Tabii gördüklerim kadar güzel olmadı ama yine de ehh fena olmadı değil mi?:) Bakalım nasıl yapmışım?

                         Önce 5-6 sayfa gazete kağıdını üstüste kalacak şekilde rulo haline getirdim ve sıklaşması için ters yöne doğru büktüm.


                      Ardından üzerine kuşe kağıtlı bir dergi de ekleyip tamamını yuvarlak hale getirdim.


              Sonrasında çevresinden 2-3 kez bant geçirerek hem sağlamlaştırdım hem de yuvarlak şeklin oluşmasını sağladım.(tam yuvarlak olmadı ama:))


               Sonrasında üzerini beyaz kurdelayla kaplayacağım için gazete kağıdındaki yazılar alttan görünmesin diye bir kat maskeleme bandı da denen beyaz bant ile kapladım.

               Son olarak en uğraştıran ama en eğlenceli kısmı süsleme... Ama dedimya eğlenceli diye, aceleyle bir an önce bitsin derken o kısımları fotoğraflamayı unuttum:) Süslemek için yuvarlak şeklin etrafına önce beyaz kurdelayı dolayarak yapıştırdım ama çok sade göründü gözüme. Bu yüzden bir kat da beyaz tül kapladım. Sonrasında keçeden(aslında renkli temizlik bezlerinden:)) bebeğimizin ismini ve kalpleri kestim. En sonu da malum hepsini yapıştır, boncuk ekle, fiyonk ekle derken işte hazır: