18 Aralık 2012

Minik Broşlar



     Uzun bir ara verdikten sonra daha güzel bir iş yayınlamak isterdim ama daha güzelleri hala fotoğraflarının çekilmesini bekliyorlar:) Bu minik broşlar kız kardeşime hediyeydi. Kız broşun sarı saçları ve pembe yakası temizlik bezinden. Yüzü beyaz kumaş parçasının içerisine pamuk doldurularak oluşturuldu. Gözleri eski bir oyuncak tavşanın:) Dudakları ise kırmızı oje ile yapıldı. Arkasına çengelli iğne yapıştırdıktan sonra hazırdı.



Kalp broşumuz ise çok daha kolay. Kırnap ipini kalp şekline gelinceye kadar dolayarak birbirine yapıştırdım. Kırmızı oje ile boyanıp çengelli iğnesini taktığımda o da hazırdı. Böyle minik ama mutlu eden şeyleri seviyorum, umarım kardeşim de sevmiştir. :)


4 Kasım 2012

Düğün Anı Defteri, Kalemi ve İğnelik

http://bosugraslarmuduru.blogspot.com/2011/11/dugun-defteri-ve-kalemi.html burada anlatmıştım kendi düğünüm için yaptığım anı defteri ve kalemini... Bu kez anı defteri kuzenim içindi. 27 Ekim 2012 tarihinde evlenen kuzenime bir de buradan mutluluklar dileyip yaptığım defteri paylaşıyorum, bakalım sizlerde beğenecekmisiniz:


      Yapımı kendime yaptığım defterden farksız. Yalnız bu kez elimde dantelim kalmadığı için dış süslemesini taşlar ile yapmam gerekiyordu. Gelinin adının baş harfi olan "M" harfinin hemen köşesine tülden küçük bir beyaz çiçek ve damadın adının baş harfi olan "A" harfinin altına ise papyon yerleştirdim. Hem sade hem sevimli oldu bence.


     Defterin yanında bir de kalem ve iğnelik yapacaktım ancak bunlar son anda aklıma geldiği için vakit bulamadım. Kendi düğünüm için yaptığım kalemi kullandık. İğnelik ise bir arkadaşımın nikah şekeri olan lavanta kesesi.

      Bu defterde yazılan tüm temennilerin gerçekleşmesi dileğiyle...

4 Ekim 2012

Fotoğraflı Duvar Saati

Yine bir hem geri dönüşüm hem kendin yap çalışmasıyla birlikteyiz.:) Evimizde hediye gelen bir duvar saati vardı. Ama bana hem çok sade hem çok ruhsuz geliyordu baktıkça. Tabii el atmak gerekiyordu.:) Saatin başına neler geldiğini görmeden önce şu anki son halini görelim:



Bu saat bana ilk geldiğinde yani orjinali kendi kahverengi kenarları yaldızlı şekildeydi şuradaki gibi:


     Ama dediğim gibi ilk geldiğinden beri gözüme sade ve kahverengi-yaldız birlikteliği uyumsuz göründüğü için saatin kenarlarını ise gri boyamıştım ve yaldızlı kısımlarını siyah yapışkanlı kağıt ile kaplamıştım.
O da şu şekilde olmuştu:

   
    En sonunda kafamda beliren fotoğraflı saat yapma fikri ile koyuldum yola...:) Bu sefer ki malzemelerimiz; eski yada beğenmediğimiz bir saat, boya, beğendiğimiz bir fotoğrafın çıktısı ve süslemeler için kullanılacak çeşitli malzemeler.
    Saati öncelikle kenarlarında siyah yapışkanlı kağıdı çıkarmadan 2 kat beyaza boyadım. Boyamız
kitaplık boyama için de kullandığım polisan matrix ama tabii çok çeşitli boyalar kullanılabilir hatta sonra dekupaj da yapılabilirdi. Boyayı bitirdikten sonra kenarlardaki yapışkanlı kağıtları da çıkardığımda şu şekildeydi:


Saatin ortasına fotoğraf geleceği için ortasını boyama gereği duymadım ve orjinal renginde bıraktım. Son olarak çıktısı alınmış fotoğrafımızı saatin mekanizmasının geçeceği şekilde delerek yerleştirip yapıştırdım. Maalesef saatin camı daha önceden kırılmıştı bu yüzden camsız haliyle resmin toz olmaması için resmin üzerini ince jelatinle kapladım. Aslında bu haliyle de bitmişti ama illa ki süslemek gerek.:) Bunun içinde küçük cam mozaik taşlar kullandım. İşte hazır fotoğraflı-bize özel duvar saatimiz:)

Bu da flaşsız fotoğrafı-kenarındaki taşların renkleri daha belirgin:




27 Eylül 2012

Çamaşır Makinesinde Kumaş Boyama

        Aslında pek çok kişi biliyordur bu yöntemi... Çok sevdiğimiz bir kıyafetimizde çıkmayan lekeler varsa yada küçük ama sinir bozucu çamaşır suyu lekeleri yaptıkysak yada yıkanmaktan ve güneşten rengi solmuş kıyafetleri boyama için bu yönteme başvurmuştur birçok kişi. Yöntem ne mi: Kıyafetin rengini tamamen değiştirmek yada olduğu renkte yenilemek. ( Çamaşır deterjanı reklamlarında oynayacakmışım da replik ezberliyormuşum gibi hissettim kendimi:) )

         Hemen nasıl yapıldığına geçelim. Malzemeler yine az ve öz:) Victoria toz kumaş boyası, Fiske renk sabitleyici, Sirke, Tuz ve çamaşır makinesi. (Bu işlem çamaşır makinesi olmadan kıyafet ve boyalı su tencerede kaynatılmak suretiyle de uygulanabilir ancak ben kolaya kaçtım.) (Bir küçük not daha: Toz kumaş boyası tamamen aldığın yere göre farklı fiyatlara satılıyor. Benim aynı marka boyayı 3TL'ye aldığımda oldu 1,25TL'ye aldığım da...)


        Uygulama ise şu şekilde: Öncelikle çamaşır makinesinin deterjan gözüne bir miktar tuz ve bir miktar sirke koyduktan sonra toz kumaş boyasını ekliyoruz. Yalnız çok dikkatli olmak gerekiyor çünkü dökülmesi yada elinize bulaşması halinde anında rengini veriyor. Bir de fiske renk sabitleştiricimiz vardı, onu da makinenin yumuşatıcı gözüne koyuyoruz.





       İşlemleri yaptıktan sonra makinemizin sıcaklık derecesini ve programını ayarlıyoruz. Bunun için kumaş boyanın üzerindeki tavsiye A programda ve 90 derecede yıkamamız gerektiği... Ancak kumaş cinslerine göre çekmesinden korktuğum için ben makineyi 60 dereceye ayarladım. Program olarak ise gayet uzun ve düşük sıkma derecesine sahip bir program seçtim.


           Yıkadığınız kıyafetler kuruyana kadar çevreye değmemesine dikkat edin çünkü yeni boyanmış kıyafetten etrafa renk geçebilir. Kuruduktan sonra yüksek ısıdaki ütü ile kıyafeti ütüleyip rengin sabitleşmesini sağlayabiliriz.

Şimdi bakalım nelerin rengi değişmiş?:)
NOT: Kıyafetlerin ütülenmeden fotoğraflandığına takılmayın. Hep sabırsızlığımdan:)



       Yukarıdaki tunik ve etek için 55 numaralı Menekşe Lilası rengi kumaş boyası kullandım. Tunik aslında gül kurusuna daha yakın bir renkti ancak kısa sürede güneşten çoook soldu. Yine aynı renk yerine mora boyamak istedim ve bu hale geldi. Etek ise penyeye benzer bir kumaş ve daha çok evde giyilebilecek bir etek ancak beyaz olduğu için rahat kullanamıyordum ve bu boyadan o da nasibini aldı. :)




Yukarıdaki kot etek ve pantalon ise resimlerde görüldüğü üzere renkleri solmuş, eski görünüme bürünmüşlerdi. Bunları yenilemek için ise yine aynı markaya ait 25 numaralı Koyu Mavi boya kulandım.
Bunlar dışında fotoğraflamadığım ama boyadığım 2 etek, 2 tshirt, 3 pantalon ve 1 de gömlek var:) Ha birde süslemeler için kullanılabilecek pembe renkli tülüm vardı onun da yarısı artık lila:) Artık hangi kıyafetimiz orjinal rengiydi karışmaya başladı ve daha da kötüsü eşim yakında kendisini de boyamamdan korkuyor:))


ÖNEMLİ NOT: Tüm işlemler sonunda çamaşır makinenizin deterjan gözünü gerekirse çamaşır suyu ile iyice temizlemeli ve makineyi bir kez boş çalıştırmalısınız yoksa makinedeki boya kalıntıları yıkadığınız çamaşırlarda lekeler oluşturabilir. Ayrıca boyadığınız kıyafeti diğer kıyafetlerle birlikte yıkamayın çünkü onun rengi diğerlerine geçebilir.

ÖNEMLİ NOT 2: Makinanızın deterjan gözünün boyanmasını, sonra temizlemekle uğraşmayı istemezseniz toz kumaş boyasını ayrı bir şişe/kapta su ile karıştırıp makinanın içine yerleştirirseniz makinanın deterjan gözü de boyanmamış olur. (Bu fikri veren arkadaşa teşekkürler:))

ÖNEMLİ NOT 3: Bu boyama işlemi maalesef çamaşır suyu lekelerini kapatmayabiliyor. Çamaşır suyu lekeleri bir parça belirsizleşebilir ama tamamen yok olmuyor. Ayrıca her kumaş boya tutmayabilir. Saten, ipek, tafta tarzı kumaşları boyamayı deneseniz de hiçbir değişiklik göstermeyebilir, bilginize...

3 Ağustos 2012

Mobilya Boyama: Kitaplık

Herkese Hayırlı Ramazanlar.. Ramazanında gelmesiyle eminim pek çok kişi benim gibi düşünüyor. İşler bekliyor ama yapacak enerji yok.:) Sıcak zaten yeterince halsiz düşürürken bir de oruç tutunca insanın kolunu kaldıracak hali kalmıyor sanki... Ama ben yine de kendime verdiğim gazla başladım işe... Daha boyanacak çok şey, değişecek çok mobilya vardı kafamda ve o yüzden bir yerden başlamalıydım. Bu da kitaplık oldu. Bakın kitaplığım nasıl olmuş?


            Malzemelerimiz ise az ama özdü: İlk gereken boool sabır, bitirme gayreti, hırs.:) Sonrası işe şunlar:
Polisan X1 Su bazlı Parlak Beyaz Boya

            Duvar,ahşap ve metal yüzey boyuyormuş üzerinde öyle yazıyor. Su bazlı olduğu için kokusuz ve parlak olması mobilyanın sizin tarafınızdan boyandığının anlaşılmasını engelliyor bence.
            Ben 2,5litre aldım çünkü kafamda boyanacak çok şey var. Ancak 700ml boyları da var ve kitaplık için 700ml yeterdi sanırım. Fiyatlarına gelince 2,5lt:34TL ve 700ml:12TL'di.
NOT: Bu aralar Migrosta 700ml boyanın fiyatı 5TL'di. Kampanya halen bitmemişse kaçırmayın derim. )


      Fırçamız küçük boy sünger rulo fırça

            Neden sünger çünkü kullandığımız fırça boyayı iyi emmeli ve diğer fırçalara göre daha az fırça izi bırakmalı. Rulo fırça ise 3,5TL. Yani eğer büyük boy boya almasaydım kitaplığın bu hale gelmesi 15TL'ye malolacaktı.

             Şimdi boyama işlemine geçebiliriz. Öncelikle belirtelim zımparalama işlemi yok! Sadece tek yapacağımız yüzeyin temiz ve kuru olduğundan emin olmak... Ardından nasıl birşey çıkacağını bilmeden başlıyoruz boyamaya:) Ben ilk katı bitirdiğimde kesinlikle başladığıma pişman olmuştum. Çünkü görüntü şöyleydi:


    Tüm yüzeyler bulutlu, kimi yerler beyaz kimi yerlerde ise alttaki mobilyanın rengi gözüküyordu.
Hep böyle kalır mı diye tereddütlerim vardı ama 4 kat boyaya ne bulut dayandı ne de kitaplık:)
Boyanın üzerinde katlar arasında 6 saat beklenir yazıyordu ama ben garanti olsun diye 12 saat bekledim. Yani 2 gün sürdü 4 kat boyayı yapıp kitaplığı tamamlamam. Şimdi her yanından geçerken yordu ama güzel de oldu diye düşünerek geçmek çok keyifli.


NOT:  Ben henüz yapmadım ama boya işleminden sonra verniklemek çok önemli. Çünkü 4 kat da atmış olsanız boyanın tırnağınızla yada bir darbeyle soyulma ihtimali var. Bu yüzden boyadığınız eşyayı verniklemeden kullanmayın derim.






19 Temmuz 2012

İsme Özel Kot Buzdolabı Cebi

      Uzuuuuuuuun bir aradan sonra diye başlamak istemem yine ama epeydir ihmal ettim blogu biliyorum. Ama geçerli bir mazaretim var her zamanki gibi:) Zorlu bir taşınma süreci geçirdik. Öncesinde eşya toparlama, koli ve hurçlar arasında kaybolma ile başlayan işler yaklaşık 2 hafta süren ev arama-bulamama ile devam etti. Zaman uzadıkça taşınalım da nereye olursa olsun durumuna gelmiştik ki sonunda istediğimiz gibi yada en azından istediğimize yakın bir ev bulduk. Ama bu daha başlangıçmış bilmiyordum:) Eşyaların Sakarya'dan İstanbul'a kadar tek parça halinde gelmesine şükreder oldum nakliyecilerin "özen"lerini görünce... Tabii bir de yerleştirme kısmı var ki neyse iç karartmamalı, belki aranızda yakın zamanda taşınacak olanlar vardır:) Geçen yıl evlendiğim için ev yerleştirme kısmı çok uzak değildi ama ilk defa taşındım ve kesinlikle yeni ev yerleştirmekle alakası olmadığını anladım. Taşınmak mı? düşman başına deyip konumuza dönelim:)

        Aslında yeni bir iş değil bu paylaştığım, fotoğraflanmış ve paylaşılmayı bekleyenlerden biri. Ee benimde aklımda iş çok ama henüz yerleşmişken fırsat yok. Eskilere yer vermeli o zaman biraz...
     
        Bir yastıkta buzdolabı magnetinden(http://bosugraslarmuduru.blogspot.com/2012/01/bir-yastkta-buzdolab-magneti.html) sonra yapılmış bu magnet aynı zamanda notluk olarak da kullanılabilir. Ayrıca geri dönüşüm açısından bakınca eskimiş kotlarımız değerlenmiş oluyor:)

Yapılışından bahsedeyim kısaca:Artık gözden çıkardığım bir kot pantalonun cep kısmını kestim. (Kot yada kalın kumaşlı ve cepli başka kıyafetlerinizden de olabilir.) Ardından arkasına restaurant/market gibi yerlerin verdikleri magnetleri uygun büyüklükte keserek yapıştırdım. Ön yüzünü istediğiniz gibi süsleyebilirsiniz, ben yine temizlik bezi diye satılan ama benim keçe niyetine kullandığım bezleri tercih ettim:) Pembe,mavi,yeşil ve sarı renkli satılan bu bezlerin pembe mavilerini kullanarak harflar kestim.Tabii taşlar da olmadan olmaz:) Sonrası içine not kağıtları, kenarına bir kalem bu kadar...


14 Mayıs 2012

İki Farklı Kapı Süsü Daha...

     Daha önce yaptığım kapı süslerini görmüştünüz.(Görmediyseniz buyrun: bebek odası kapı süsü, strafor kapı süsü)

     Şimdi de kardeşim için iki farklı kapı süsü yaptım. Aslında amacım bir tane yapmaktı ama ilkini beğenmeyince bir tane daha çıktı ortaya:) Siz hangisini daha çok beğeneceksiniz acaba?=)
      Bu ilkini beğenmediğim için ortaya çıkan 2.kapı süsü:
         Yapılışı http://bosugraslarmuduru.blogspot.com/2012/04/kopukten-kap-susu.html konumda olduğu gibi elimdeki köpükten büyükçe bir tabak ve küçük bir kase yardımı ile şekli kesmek ile başlıyor. Süslemesini ise http://bosugraslarmuduru.blogspot.com/2012/03/bebek-odas-kap-susu.html konumdaki gibi kurdelalar, tüller, pembe keçe(aslında pembe temizlik bezi:)) ve taşlar kullanarak yaptım. Üstteki fotoğraftaki haline ek olarak birde altından kalp ve çiçekler sarkınca işte böyle oldu:

         Alttaki ise başta yaptığım ancak sonradan gözüme hoş gelmeyince yenisini yapmama sebep olan kapı süsü:) Bunun da yukarıdaki ile benzer malzemeleri var ancak sadece kalp olan taban kısmını ben yapmadım. Kek çiçeklerden sipariş ettiğimizde firmanın kek çiçekleri saplamak için taban olarak kullandığı köpükten yapmıştım onu. Yani yalnızca var olanı süsledim o kadar.

 
                                                                         Ee sizce hangisi?:)

25 Nisan 2012

Köpükten Kapı Süsü

      Bir günde iki yazı birden yayınlamak, hemde bu kadar aradan sonra... Biraz şaşırtıcı biliyorum:) Ama böyle yaptığım ve yayınlanmayı bekleyen o kadar iş varki her gün böyle günde iki yazı yayınlasam anca...

       Bu sefer de hazır strafor almak yerine tabanını kendim yaptığım bir kapı süsü var karşınızda;)


(Diğer kapı süslerim için buyrun: bebek odası kapı süsü, isme özel kapı süsü)

        Bu yaptığım kapı süsünün tabanı gazete kağıdı değil ama:) Buzdolabı, çamaşır makinesi yada cam eşyalarla birlikte hepimizin evlerine girmiştir bu köpükler. Onları gözüme kestirdim bu kez:)

 

             Evde bulduğum köpüğü üzerine büyük servis tabağını koyarak maket bıçağı ile kestim. Her ne kadar düzgün kesmeye çalıştıysamda arada yamukluklar var tabii... Sonra ortası içinde ortasına kase koyarak aynı işlemi yaptım:)) Tabanımız hazır olduğuna göre sıra geldi süslemeye... Önce tabanın tamamını sevdiğim renkte yün iple sardım.


         Sonra ip sarılı tabanın hem rengini biraz kırmak hem de ipler arasında oluşan boşlukları saklamak için üzerine tül sardım. Sonrası keçelerden(aslında pembe temizlik bezi:)) kestiğim harfler ve çiçekleri yapıştırmak oldu. Artık kapı süsümüz hazırdı. Kendisi hediye gidecek, inşallah yeni sahibi de beğenir:)



Yapışkanlı folyo ile dolap yenileme...

    Yine uzun bir ara, yine yayınlanmayı bekleyen işler... Onlar bekleyedursun ben fırsat bulup değil yazı yayınlamak bloga pek giremiyorum bile. Geçici dahi olsa öğretmenlik kolay değilmiş onu anladım:)
     Neyse dönelim konumuza. Bu sefer ki malzemelerimiz kolay ama iş biraz zor:) Malzemeler şöyle ki; Eski, çizilmiş, çatlamış veya görünümünden sıkıldığınız bir dolap ve istediğiniz renkte bir yapışkanlı folyo.


        Dolap kapaklarını sökerek yada kapakları sökmek zor geliyorsa yalnızca kulpları çıkartarak başlıyoruz kaplama işine. Kabarcık kalmaması için yavaş yavaş ve folyo ile kapaklar arasındaki havayı alarak ilerliyoruz. Zaten zor olan kısımda bu. Kabarcık kalmadan kaplamak çok zor, yoksa yapıştırmada birşey yok.




        Biz kaplamak için mutfak dolaplarına uysun diye çok açık renk tahta desenli bir yapışkanlı folyo seçtik. Kaplama işlemi bittikten sonra isteğe bağlı olarak kulplarıda değiştirebilirsiniz. Biz plastik kulpları metaller ile değiştirdik ama 2 tane eksiğimiz var şimdilik:) Bakalım nasıl olmuş:

12 Mart 2012

Bebek Odası Kapı Süsü

             Yine uzun zaman oldu yazı yayınlamayalı. Üstelik her seferinde bir daha bu kadar ara vermeyeceğim dememe rağmen:) Blogtan uzak kaldığım bu zamanda tabanını da kendim hazırladığım bir kapı süsü yaptım.
              ( Bu arada diğer kapı süslerimi de görmek isterseniz buyrun: isme özel kapı süsü, strafor kapı süsü )


                    Gördüğünüz kapı süsü apartmanımıza yeni taşınan minik komşumuz için, kendisi henüz
5 günlük:)  Başka bloglarda gördükçe hoşuma gidiyordu bebek odası için hazırlanmış kapı süsleri, denemek istedim ben de. Tabii gördüklerim kadar güzel olmadı ama yine de ehh fena olmadı değil mi?:) Bakalım nasıl yapmışım?

                         Önce 5-6 sayfa gazete kağıdını üstüste kalacak şekilde rulo haline getirdim ve sıklaşması için ters yöne doğru büktüm.


                      Ardından üzerine kuşe kağıtlı bir dergi de ekleyip tamamını yuvarlak hale getirdim.


              Sonrasında çevresinden 2-3 kez bant geçirerek hem sağlamlaştırdım hem de yuvarlak şeklin oluşmasını sağladım.(tam yuvarlak olmadı ama:))


               Sonrasında üzerini beyaz kurdelayla kaplayacağım için gazete kağıdındaki yazılar alttan görünmesin diye bir kat maskeleme bandı da denen beyaz bant ile kapladım.

               Son olarak en uğraştıran ama en eğlenceli kısmı süsleme... Ama dedimya eğlenceli diye, aceleyle bir an önce bitsin derken o kısımları fotoğraflamayı unuttum:) Süslemek için yuvarlak şeklin etrafına önce beyaz kurdelayı dolayarak yapıştırdım ama çok sade göründü gözüme. Bu yüzden bir kat da beyaz tül kapladım. Sonrasında keçeden(aslında renkli temizlik bezlerinden:)) bebeğimizin ismini ve kalpleri kestim. En sonu da malum hepsini yapıştır, boncuk ekle, fiyonk ekle derken işte hazır:


18 Şubat 2012

Marshmallowdan Şeker Hamuru Yapımı ve Kurabiyeler


        Uzun zamandır hep özenerek bakıyordum şeker hamuruyla çeşit çeşit, şekil şekil süslenmiş pastalara, kurabiyelere ama bir türlü cesaret edip deneyememiştim. O kadar uğraşıp sonunda beceremeyip hepsini atmak, uğraştığınla kalmak vardı...
        Sonunda marsmallow şekerleri eriterek de şeker hamuru elde edilebileceğini öğrenince karar verdim yapmaya.


    Şeker Hamuru:
 

               Marshmallowu nereden bulabiliriz derseniz farklı markalara ait ürünler de vardır belki ama Haribo'nun bu pembe ve beyaz renkli marshmallow şekerini Bim marketlerde bulabilirsiniz. (Tarifi öğrendiğim sitelerin çoğunda 3 paket şekerden yapılmış ancak ben becerememekten korkup denemek amaçlı sadece 1paket aldım ve okuduğum tarifteki malzemeleri de 1/3 olacak şekilde ekledim.)

               İlk olarak aldığımız marshmallow şekeri renklerine göre ayırdım. Ardından benmari usulü eritecek şekilde kapları su dolu tencere içine yerleştirdim. Orta ateşte ve arada bir karışarak şekerlerin erimesini bekledim.(Su kaynarken kapların içine su kaçmamasına dikkat edin.)

             
                  Erimeye başlayan şeker sakız gibi bir kıvam alıyor. Ardından eriyen şekerlere 1,5 yemek kaşığı su (1 paket olduğu için), bir çimdik tuz (çimdik ne garip kelimedir öyle) ve 1 bardak pudra şekeri ilave ederek yoğurmaya başladım. Aldığım tarife göre yumuşak ama ele yapışmayacak bir hamur elde etmeliydim ancak ben kıvamı yakalayamadığım ve elime yapışmaya devam ettiği için o kıvama kadar pudra şekeri eklemeye devam ettim. Bu sırada ellerime sakız gibi yapışan hamura baktıkça çok kez bu işe kalkıştığıma pişman oldum.:) Sonunda iyice yoğurduktan sonra kıvamı tutturunca top haline getirip şu şekilde hamurlar elde ettim:


                     Yanlış hatırlamıyorsam paketten 25 pembe, 20 beyaz şeker çıkmıştı. Bu yüzden pembe şeker hamurum daha fazla oldu. Hamuru yaptıktan sonra üzerine çok az margarin sürüp strech film ile kapladım.(Margarin hamurun strech filme yapışmaması için...) Bu şekilde 1 gün oda sıcaklığında bekleyen hamurumuzu artık kullanabiliriz.


    Kurabiye:

            Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki eğer şeker hamuruyla kurabiyelerinizi süslemek istiyorsanız çok iyi bildiğiniz yada çok lezzetli yaptığınızı düşündüğünüz tarifler olsa da hamurun pişerken yayılmaması ve uzun süre dayanıklı olması açısından bu tarif tavsiye ediliyor"muş". Ben de bilmiyordum ancak denedikten sonra zaten bu kurabiye tarifine bayıldım. Hem çok kolay, hem kısa sürede oluyor, hem de çok lezzetli. Sadece şeker hamuru için değil normal zamanda da yapmak isteyebileceğim bir tarif. Şöyle ki:

           125 gram yumuşamış tereyağ ve 1+1/4 su bardağı pudra şekeri mikserle krema kıvamına gelene dek karıştırılır. 1 yumurta eklenir ve karışana kadar karıştırılır. Üzerine 1 tepeleme tatlı kaşıpı tarçın eklenir, yine karışana kadar karıştırılır. 2 tepeleme yemek kaşığı nişasta ve 4 su bardağı un da eklenerek elle yoğurulur. Yarım saat buzdolabında bekletildikten sonra unlanmış zeminde açılan hamur kalıplarla şekillendirilir.
180 derece fırında 10-15 dakika kadar pişirilir. Sonucunda da hem misss gibi tarçın kokulu hem de ağız da dağılan kurabiyeler elde edilir.

                 Hem şeker hamurumuz hem de kurabiyelerimiz hazır olduğuna göre geldik en uğraştırıcı ama en eğlenceli kısım olan süslemeye... Önce şeker hamurlarının kurabiye üzerine yapışması için kurabiye üzerine sulandırılmış bal sürüyoruz, gerisi ise biraz yetenek ve biraz hayal gücü...

                NOT: Kabul ediyorum hamur, kurabiye tamam da bu süsleme işini beceremedim. Bu yüzden bir kaç farklı şekil dışında hepsini kurabiye kalıbım ile kalp şeklinde süsleyip kolaya kaçtım.





                      (Çiçek üzerindeki çizgiler eşimin de sandığı gibi hamurun sertleşip çatlamasından değil, kendimce yapraklara bıçakla damar çizmeye çalışıp tabii ki becerememekten. :))


                  Tanıştırayım bu da arap bacı. :))))

                  


Google+ Badge